adscode
adscode
adscode
adscode

ÇOCUĞUMUZUN ANNE BABASI OLALIM, ÖĞRETMENİ DEĞİL!

Bu salgın sürecinde eve kapanan sevgili öğrencileri bekleyen çok sinsi bir tehlike var!

ÇOCUĞUMUZUN ANNE BABASI OLALIM, ÖĞRETMENİ DEĞİL!
Medyada Köşe Yazarları
Güncelleme : 07-May-20 19:29

Velilerin, anne- baba olmayı bırakıp öğretmenliğe soyunmaları!

 

Çoğu anne- baba ve eğitimci, bu evde kalma döneminde eğitim-öğretim aksamasın diye yoğun çaba içerisinde.

 

Peki, bu sürecin çoğu öğrenciyi olumsuz etkileyebileceğini, evde sıkılan öğrencilerin yeteri kadar derslere motive olamayacağının bilincinde miyiz?

 

Yani empati kurabiliyor, çocuklarımızın ruh halini iyi anlayabiliyor, durumun hassasiyetine göre davranabiliyor muyuz?

 

Yani çocuklarımızla gerekli iletişimi kurabiliyor muyuz?

Onları gereği gibi anlayabiliyor muyuz?

Yoksa kızmanın, küsmenin, yasaklamanın çözüm olduğunu mu sanıyoruz?

 

Çocuklarımıza: Evdesin işte, hiçbir şeyin eksik değil!

Bu dönemi iyi değerlendir, çok çalış!

Tek yapman gereken derslerini aksatmamak, ödevlerini eksiksiz yapmak, demekle yetinmek ne kadar doğru?

 

Evet, elbette niyetimiz iyi fakat ya bu davranışımızla farkına varmadan büyük yanlışlara kapı aralıyorsak?

 

Ya “Sevgiye giden yol, başarıdan geçmez!” gerçeğini unutuyorsak!

 

İYİ ANNE İYİ BABA

Siz, iyi bir anne-baba mısınız?

Peki, iyi anne-baba nasıl olmalı?

Yoksa anne- babalık zamanla mı öğreniliyor?

 

Ya biz eğitimciler, biz mükemmel insanlar mıyız?

Ne kadar model olabiliyor, ne kadar gençlerin gönlüne girebiliyoruz?

Öğrencilerimizi ne kadar karşılıksız sevebiliyoruz?

 

Değerli Anne-baba!

Eminim, çocuğunuzun o saf, o temiz yüreğinden gelen şu sesi çok duymuş, çok üzülmüş belki de çaresiz kalmışsınızdır.

 

Eskiden anne-babamla ne güzel konuşur, ne güzel oynardık.

Ailem eskiden beni dinlerdi.

Şimdi, sadece “Okul nasıldı?” diye soruyor. “Ödevin var mı?” diyor ve benim öğretmenimden daha çok beni çalıştırmak için çaba harcıyor.

Bunlar sizce de yürek burkan ifadeler değil mi?

 

ÇALIŞ, ÇALIŞ…

Aileden, özellikle anneden beklenen eylem çocuğuna ders çalıştırma eylemi değil!

Her şeyden önce ev ortamını çalışmaya uygun hale getirmektir.

“Hadi çalış!” demek yerine ona gerekli motivasyonu sağlamaktır!

Çocuğunu başka çocuklarla kıyaslamak yerine ona kendi potansiyelini fark ettirip onun sorumluluk sahibi olması için çaba harcamaktır.

Bir öğretmen gibi oturup onunla birlikte ödev yapmak hatta onun yerine ödev yapmak asla değildir!

 

Ödev; öğrencilerin araştırma, düşünme ve sorgulama sürecini yaşayarak öğrencilere sorumluluk sahibi olmanın, değişik sosyal beceriler kazanmanın, planlı, tertipli ve düzenli çalışmanın kapısını aralamalı.

Bu sayede belki aile içi iletişime hatta kitap okumaya da zaman kalır!

Ödev; asla, sadece “akademik başarı” açısından ele alınmamalı!

Ödev; öğrencinin kaygıyı düzeyini yükseltmemeli, onu okuldan soğutmamalı; öğretmen, öğrenci uyumunu, anne, baba, çocuk ilişkisini zayıflatmamalı.

 

SİSTEM BİZİ ZORLUYOR!

Şöyle dediğinizi duyuyor gibiyim: Empatisi zayıf öğretmenler, zorlayıcı müfredat, yetersiz eğitim politikaları, eşit olmayan eğitim sistemi… Biz anne-babaları “öğretmen rolünü” üstlenmeye zorluyor.

Haklısınız, hem de sonuna kadar!

 

ÇÖZÜM

Peki, çözüm?

Çözüm: Ne zaman öğretmenler, sorumluluklarını bir anne sevgisiyle yoğurur, öğrencilerin öğretmeni olmanın ötesinde onların anne, olduğunu unutmazsa işte o zaman sorun çözülür.

Değil mi ki öğretmenliğin mayası sevgidir.

Öğretmen anne almak, baba olmaktır.

Gardiyan olmak değil!

Değil mi ki iyi anne, baba ve öğretmen altın işleyen kuyumcu gibidir.

Biz kuyumcu, sevgili yavrularımız altın!

 

Güzel ülkemizin aydınlık geleceği olacak gençleri yetiştirme konusunda ne kadar fedakârlık yapsak azdır!

 

Nevzat TARAKÇI

(Kahramanmaraş Doğa Koleji Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni)


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :


Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)