adscode
adscode
adscode

ÖZEL EĞİTİM VE SORUNLARI

Eğitim kavramı,  bireysel özelliklerin ve farklılıkların da ayrıntılı ele alındığı davranış değiştirme ve geliştirme süreci olarak da tanımlanabilir. Eğitim öğretim faaliyetlerinde anlamlı farklılıklar gösteren bireyler için sağlanan eğitim sürecine ise özel eğitim denir. 

ikegitmeni@hotmail.com




Özel eğitim kavramı aslında eğitim kavramının bir boyutunu oluşturmaktadır. Eğitim öğretim sürecinde kısa adı BEP olan bireysel eğitim programlarının uygulandığı kaynaştırma ya da bütünleştirme eğitimleri eğitim sistemimizde iyileştirilmesi gereken alanlardandır.

 

Çağdaş eğitim anlayışında bireysel farklılıklar ve bireysel özellikler dikkate alınarak eğitim öğretim faaliyetleri yapılır. Eğitim öğretim faaliyetlerinden yararlanan bireyler fiziksel, duyuşsal, bilişsel ve devinimsel anlamda birbirlerinden farklılıklar göstermektedirler.  Bu farklılıklar, boylarının uzunluğu- kısalığı,  duygusal düzeyleri ve yetenekleri, öğrenme hızları gibi bazı özellikler olarak sıralamak mümkündür.  Özel gereksinimleri olan bireylerde ise bu farklılıklar diğer akranlarından daha çok dikkat çekmektedir.  Bu bireylerdeki bazı engeller, öğrenmeleri üzerinde de etkilidir.

 

Özel eğitim faaliyetleri son yıllarda dünyada tartışılan konuların başında gelmektedir. Avrupa Birliği engellileri, pasif ve yardıma muhtaç bireyler olarak görmek yerine, toplumun diğer bireyleriyle eşit bireyler olarak kabul etmektedir. Bu nedenle, Avrupa Birliğine üye ülkelerde toplumsal ve ekonomik süreçlerin tamamı engelli bireyleri de içine alacak şekilde planlamaktadır.  Bu kapsamda, 24 Temmuz 1986 tarihin de Avrupa topluluğu düzeyinde engellilerin istihdamına ilişkin konsey tavsiye kararı alınmıştır. Avrupa Konseyi ve Eğitim Bakanları tarafından 31 Mayıs 1990 tarihinde “Engelli çocuk ve gençlerin genel öğretim sistemi içinde kaynaştırılmalarını” yönelik bir karar alınmıştır.

 

Ülkemizde ise tarihsel sürece bakıldığında 1800’lü yıllarda özel gereksinimi olan bireylere tanınan haklarla 1900’lü yıllarda tanınan haklar arasında önemli farklılıkların olduğu görülmektedir. Osmanlılarda üstün yetenekli ve zeki çocuklar için kurulmuş olan “Enderun Mektepleri” üstün veya özel yeteneklilerin eğitim gördüğü kurumlar olarak görmek mümkündür. Grati Efendinin öncülüğünde İstanbul’da 1889’da Ticaret Mektebi bünyesinde işitme güçlüğü olan çocuklar için eğitim okulu ve 1890’da görme engelliler için de aynı okula bağlı bir bölüm olarak açılmıştır. Özel eğitimin geliştirilmesi amacıyla, 1913’te Tedrisat-ı İptidaiye Kanunu çıkarılmıştır. Bir dernek tarafından 1921’de Özel İzmir Sağırlar- Körler Okulu açılmıştır. Korunmaya Muhtaç Çocuklar Kanunu (5387 sayılı) 1949’da çıkarılmıştır. Özel Eğitim Hizmetleri (MEB’e bağlı) Başkanlığı 1950 yılında kurulmuştur. Bireylere yönelik ilk defa anayasal düzenleme 1961 yılında Anayasanın 50. maddesiyle gerekli eğitim hizmetlerinin sunulması kararlaştırılmıştır.  Avrupa’da ise Avrupa Okulları Yönetici Kurulu, 1995 yılında öğrenim destek komitesi kurmuş ve bu kurul aracılığıyla Avrupa okullarının tüm öğretim düzeylerinde özürlülerin kaynaştırılmasının sağlanması hedeflenmiştir

Türkiye’de kısa adı BEP olan bireysel eğitim programlarını geliştirme ve uygulama çalışmaları, 1997 yılında kabul edilen 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile zorunlu hale getirilmiştir. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği 2000 yılında yürürlüğe girmiştir.  Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği göre BEP(Bireysel Eğitim Programı), özel eğitim gerektiren birey için geliştirilen ve ailesi tarafından onaylanan; bireyin, ailenin, öğretmenin gereksinimleri doğrultusunda hazırlanan ve hedeflenen amaçlarda verilecek destek eğitim hizmetlerini içeren özel eğitim programı olarak tanımlanmaktadır.

Türkiye’de 2000 yılında Avrupa Birliğine üyelik sürecinde, eğitim sisteminde kaynaştırma eğitimi çalışmaları için düzenlemeler yapılmıştır. Özel hizmetler yönetmeliğine göre kaynaştırma eğitimi ya da bütünleştirme eğitimi,  özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitimlerini, akranları ile birlikte normal eğitim öğretim süreci içerisinde sürdürmeleri esasına dayalı özel bir eğitim çeşidi olarak tanımlanmaktadır.   Kaynaştırma eğitimi alan bireyler engel durumlarına göre; zihinsel öğrenme yetersizliği olanlar, işitme yetersizliği olanlar, ortopedik (Bedensel) yetersizliği olanlar, görme yetersizliği olanlar, dil ve konuşma güçlüğü olanlar ve otizm tanılı olan bireyleri sıralamak mümkündür.

Özel eğitim sorunu karmaşık ve geniş konu olup, son yıllarda en çok tartışılan alanların başında gelmektedir.  Dünyada gelişmiş tüm ülkelerde öğrenme güçlüğü çekenlerin normal eğitim öğretim içerisinde sorunlarını aşarak çalışma hayatına katılmalarına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Ülkemizde de kaynaştırma ya da bütünleştirme eğitimleri olarak tanımlanan bireysel eğitim programların da zaman zaman sorunların yaşandığı görülmektedir. Bireysel eğitim programlarıyla ilgili eğitim kurumlarında öğrenci velilerinin bireysel eğitim programları kapsamındaki öğrencilere yönelik hiç de tasvip edilmeyen olumsuz bakış açıları ya da tutumların basın kuruluşlarında da haber konusu olduğu görülmektedir.  Peki, kısa adı BEP olarak tanımlanan bireysel eğitim programlarının sürdürülmesinde ne tür sorunlar yaşanmaktadır?

Eğitim kurumlarında bireysel eğitim programlarının yürütülmesinde en önemli sorumluluk okulun rehber öğretmenlerine verilmiştir. Rehber öğretmenler, okullardaki rehberlik hizmetleri dışında ayrıca bireysel eğitim gören öğrencilerin eğitim hizmetleriyle ilgili iş ve işlemlerini de yürütmektedirler. Bireysel eğitim programlarının yürütülmesinin fazla dokümantasyon ağırlıklı olması nedeniyle, rehber öğretmenlerin öğrencilere yönelik rehberlik görevlerine yeterince zaman ayıramadıkları görülmektedir. Bireysel eğitim hizmetleriyle ilgili ders öğretmenlerine verilen özel eğitimle ilgili hizmet içi eğitim programları da yeterli olamamaktadır. Eğitim kurumlarında bireysel eğitim programlarıyla ilgili öğretmenlere daha etkili hizmet içi eğitim programları düzenlenmelidir. Kaynaştırma eğitimi yapılan okullarda özel eğitim öğretmeni ve destek odasının olmaması da ayrı bir sorun olarak görülebilir. Kaynaştırma eğitiminin uygulamalarıyla ilgili karşılaşılan diğer bir sorun da sınıfların ve okulların kaynaştırma uygulaması için uygun fiziksel ortam niteliği taşıması sıralanabilir. Sınıftaki öğrenci sayısı, sınıfın büyüklüğü, sınıfın ses, ışık, ısı ve havalandırma sistemi, sınıfın içinde bulunan sıralar, dolaplar ve özel cihazlarla fiziksel ortamın kaynaştırma eğitimlerine uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) birimlerinin ve BEP uygulamalarının işlevsel hale getirilememesi, okul yönetimi, öğretmenler ve aileler açısından bilgi eksiklikleri, değerlendirmede kullanılan ölçme araçlarına ilişkin yetersizlikler, destek eğitim hizmetlerinin eksikliği gibi pek çok önemli sorun bireysel eğitim programlarının başarıya ulaşmasında önemli bir engel olarak görülebilir. Kaynaştırma eğitimlerinin belirlenen amaçlara ulaşması için öncelikle okullara özel eğitim öğretmeni istihdamı sağlanmalıdır. Böylece kaynaştırma sınıflarında görev yapan sınıf öğretmenleri ya da alan öğretmenleri, sınıf içi ve sınıf dışında özel eğitim öğretmenleriyle işbirliği yapmaları, bireysel eğitim programlarının başarıya ulaşmasında önemli katkı sunacaktır.

Sonuç olarak, kaynaştırma eğitimi uygulamalarında yaşanan sorunların çözümü, yasal mevzuatta bazı düzenlemeler yapılarak, özel gereksinimli bireyler yönelik yeni birtakım kaynaştırma modelleri geliştirilerek giderilebilir. Geleceği aydınlık, yarınları umut dolu bir nesil için, “ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM”…

 

 


Emoji ile tepki ver!

Bu Yazıyı Paylaş :

Etiketler :
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)