adscode

Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman Sorularımızı Yanıtladı

"Eğitim Ajansı Soruyor Rektörler Cevaplıyor" röportajları kapsamında Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman sorularımızı yanıtladı. İşte 10 soruda tercihler...

Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman Sorularımızı Yanıtladı
Eğitim Ajansı Soruyor Rektörler Cevaplıyor
Güncelleme : 06-Aug-21 17:52

Soru 1: Sizi diğer üniversitelerden farklı kılan nedir? Adaylar neden sizi seçsin?

Pandemi sürecine ne kadar hazırsınız? Yüz yüze eğitime geçecek misiniz?

 

Üniversitemizin mottosu ünlü eğitim bilimci John Dewey’in “Eğitim hayata hazırlık değil, hayatın kendisidir” ifadesidir. Bu anlayıştan yola çıkarak yükseköğretime getirdiğimiz bazı farklılıklardan söz edebilirim. İlki Özgün Eğitim Öğretim Modelimiz. Üniversitemizde öğrencilerimiz ister lisans ister önlisans bölümünde okusunlar 7+1 ve 3+1 Modeli ile öğrenim görüyor ve en az bir dönemlerini alanlarında faaliyet gösteren bir işyerinde geçiriyorlar. Bu model öğrencilerimizin derslerde öğrendiklerini gerçek hayatta yaşananlar ile ilişkilendirmelerine, öğrendiklerini uygulama olanağı bulmalarına ve iş hayatını tanımaları ve tecrübe kazanmalarına önemli bir katkı sağlıyor.

Yükseköğretime getirdiğimiz bir diğer farklılık ise ‘Yetkinlik Geliştirme Programı’mız. Günümüzde iş dünyası üniversite mezunlarının alanlarındaki teorik bilginin yanı sıra bazı kritik yetkinlikleri de edinmiş olarak iş yaşamına atılmalarını bekliyor. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak 2017 yılında tüm lisans ve önlisans bölümlerinde Yetkinlik Geliştirme Programını hayata geçirdik. Program ile öğrencilerin öğrenim gördükleri alan bilgisinin yanı sıra 21. yüzyıl iş dünyasının ihtiyaç duyduğu iletişim, liderlik, dijital yeterlilik vb. temel ve yönetsel 14 Yetkinlikte kendilerini geliştirmiş olarak mezun olmalarını hedefliyoruz.

Eğitim-öğretim yaklaşımımızın en önem verdiğimiz alanlarından biri de uluslararasılaşma, öğrencilerimizin mutlaka bir dönem yurt dışı deneyimi olmasını önemsiyor, bunun ile ilgili her geçen gün yurt dışındaki üniversiteler ile iş birliklerimizi artırıyor ve öğrencilerimizi teşvik ediyoruz.

Kalite, mükemmellik ve sürdürülebilirlik üniversitemiz için son derece önemli, uluslararası üniversiteler ile uyum içinde ve kıyaslanabilir kalite düzeyindeki program müfredatımız ile tüm öğrencilerimize uluslararası kalite standartlarında eğitim-öğretim sunuyoruz. Adaylar öncelikle bu sebepler ile bizi tercih etmeli.

 

Beykoz Üniversitesi olarak biz covid-19 küresel salgını öncesinde de uzaktan eğitim konusunda dünyada var olan tüm gelişmeleri yakından takip ediyorduk ve üniversitemizin bu konuda bir vizyonu vardı. Üniversitemizde hali hazırda iki önlisans ve iki yüksek lisans olmak üzere dört programının tamamını ve tüm örgün programlarındaki derslerin yaklaşık yüzde 10’luk kısmını hibrit olarak OnlineBeykoz Uzaktan Eğitim Sistemi üzerinden yürütüyorduk. Hedefimiz de Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) Uzaktan Eğitim Yönetmeliği çerçevesinde örgün eğitimde derslerin yüzde 30’a kadar kısmını hibrit ve/veya karma uzaktan eğitim yaklaşımı ile vermekti. Dolayısıyla teknolojik ve bilişim altyapımız ile uzaktan eğitim kültürü üniversitemizde mevcuttu. Küresel salgının başladığı 23 Mart 2020’den itibaren üniversitemizdeki 741 dersi, 202 akademik personelimiz ile 4 bin öğrencimize OnlineBeykoz sistemi üzerinden bugüne dek sorunsuz ve başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Bunun sonucunda da Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı’nın (ÜNİAR) 2020 Nisan Ayı başında yaptığı araştırmada Türkiye’de 52 vakıf üniversitesi arasında uzaktan eğitim sürecini en iyi yöneten ikinci vakıf üniversitesi olduk.

2020-2021 eğitim-öğretim döneminde de uzaktan eğitim sürecimizi başarı ve yüksek öğrenci memnuniyeti ile tamamladık. Tabi ki en büyük hedefimiz 2021-2022’de örgün yani yüz yüze eğitime başlamak. Bu kapsamda uzaktan eğitimde elde ettiğimiz deneyimlerle üniversitemize özgü “hibrit” ve “karma” eğitim modelleri de geliştirdik. Öğrenci ve çalışanlarımızın sağlığını ön planda tutarak oluşacak şartlara göre alternatifli olarak bu modelleri de uygulamaya hazırız.

 

Soru 2 :  Öğrenci ve mezunlarınızın memnuniyet oranını ölçüyor musunuz? Artırmak için neler yapıyorsunuz? Mezun olmadan ayrılan öğrenci oranınız nasıl?

 

Elbette ölçüyoruz çünkü “Öğrenci Merkezli Öğretim” de eğitim ve öğretim modelimizin en önemli yapı taşlarından biri ve öğrencilerimizin memnuniyetleri de bizim için çok değerli. Düzenli olarak ders değerlendirme ve genel memnuniyet anketleri yapıyoruz. Öğrencilerimizin öğrenim deneyimlerini, yerleşke hakkındaki memnuniyetlerini, kurumun yönetim ve işleyişinden memnuniyetlerini, kişisel gelişim ve kariyer destek deneyimlerini soruyoruz. Mezunların memnuniyetlerine yönelik olarak ise iki senede bir olmak üzere mezun memnuniyet anketi ve işveren memnuniyet anketi uyguluyoruz. Örneğin bu yıl öğrencilerimizin ders değerlendirme anketi sonuçlarına göre; güz yarıyılında memnuniyet oranı %80 olarak, bahar yarıyılında ise %81 olarak gerçekleşti. Uluslararası öğrencilerimizin memnuniyet oranı da güz yarıyılında %83, bahar yarıyılında ise %86 oldu. Mezun ve işveren memnuniyet anketi sonuçlarına göre üniversitemiz mezunlarının memnuniyet oranı %78,2 olarak belirlenirken, işverenlerin mezunlarımızdan memnuniyet oranını %93 olarak tespit ettik. Mezun olmadan ayrılan öğrenci oranımız ise %7.

Anket sonuçlarımız öğrencilerin memnuniyetlerini arttırmak adına ilgili birim/bölüm/kişilerle paylaşılıyor ve öğrencilerin talepleri göz önünde bulundurularak iyileştirmeler gerçekleştiriliyor. Memnuniyet düzeylerinin arttırılmasına yönelik olarak düzenli aralıklarla ‘Rektör-Öğrenci Buluşmaları’ düzenliyoruz, öğrenci temsilcileriyle bir araya geliyoruz. Senato ve yönetim kurullarımızda da öğrenci temsilcileri de yer alıyor ve karar süreçlerine katılıyor.

Diğer taraftan, bağımsız araştırma kuruluşu olan Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (ÜNİAR) 2018 yılından itibaren Türkiye genelinde devlet ve vakıf üniversitelerindeki öğrencilerin memnuniyetini ölçmeye yönelik araştırmalar yapmakta ve raporlamaktadır. Bu araştırmalara göre Üniversitemiz 2018 yılından itibaren öğrenci memnuniyetini sürekli olarak artırmış ve son olarak 125 devlet ve 73 vakıf üniversitesinden 42 bin 353 öğrenci arasında yapılan değerlendirmelerde, “2021 Yılı Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması” kapsamında 73 vakıf üniversitesi arasında 12. Sırada, 198 devlet ve vakıf üniversitesi arasında da 20’nci sırada yer aldı. Sıralamamız da her geçen yıl yükseliyor.

 

 

Soru 3 : Önümüzdeki 20 yıl içerisinde, dünya genelinde bugünkü mesleklerden yüzde 70'inin yok olacağı ve yerine yeni mesleklerin geleceğine yönelik çok sayıda araştırma var. MEB, YÖK ve ÖSYM bu konuda neredeyse hiçbir şey yapmıyor! Sizin bu yönde bir çabanız var mı?

 

Günümüzde iş dünyasının ve toplumun ihtiyaçlarının hızla değiştiği, bu ihtiyaçlar doğrultusunda mesleklerin dönüştüğü ve yeni mesleklerin ortaya çıktığı bir gerçek. Bu değişimin ve dönüşümün önümüzdeki yıllarda daha da hızlanarak gerçekleşeceği de bir gerçek. Araştırmalara göre 2022 itibariyle dünyada toplam 133 milyon yeni iş fırsatı doğarken 75 milyon pozisyon ortadan kalkacak. Hatta bundan beş yıl sonra bugünün iş gücünde önemli görülen becerilerin ve yetkinliklerin değişmiş olacağı ifade edilmektedir. Üniversitemiz bu değişim ve dönüşümü ön görerek, kurulduğu tarihten itibaren tüm eğitim-öğretim müfredatlarında yer alan “Yetkinlik Geliştirme Programı” adı altında programlardan bağımsız tüm öğrencilerin katılım sağladığı ve eğitim öğretim müfredatlarında ortalama %20 ağırlığı olan bir program geliştirmiş ve bu programı günümüze kadar başarıyla ve örnek şekilde uygulamaktadır. Bu program kapsamında, küresel düzeyde ihtiyaç analiz raporları incelenmiş, Avrupa Konseyi’nin önermiş olduğu Yaşam boyu Öğrenme Anahtar Yetkinliklerini de kapsayan ve 21. Yüzyıl iş dünyasının ve gelişen toplum ihtiyaçlarına uygun aşağıda gösterilen 14 yetkinlik üniversitemizin yetkinlikleri olarak belirlenmiştir. Programın amacı öğrencilerimizin eğitim-öğretime başladığı ilk yarıyıldan itibaren sahip oldukları yetkinliklerin belirlenmesi, eğitim öğretimleri süresince desteklenmesi ve geliştirilmesi, mezun olmadan önce de yeniden ölçülerek gelişimin belirlenmesi uygulamalarını kapsamaktadır.

Üniversitemizin Yetkinlik Geliştirme Programı kapsamında belirlemiş olduğu yetkinlikler:

  1. İş Yapma, Problem Çözme ve Çatışma Yönetimi
  2. Liderlik ve Takım Çalışması
  3. Etik ve Sosyal Sorumluluk
  4. Yazılı ve Sözlü İletişim ve Etkileşim
  5. Eleştirel Düşünebilme, Yaratıcı ve Yenilikçi Düşünce Geliştirme
  6. Stratejik ve Girişimci Anlayış Geliştirebilme
  7. Sorumluluk Alma ve Bağımsız Karar Verebilme
  8. Değişimi Yönetebilme
  9. Öğrenmeyi Öğrenme, Kişisel ve Sosyal Gelişim
  10. Küresel Bakış Açısı Geliştirme
  11. Teknolojiyi Kullanabilme ve Dijital Yeterlilik
  12. Kültürel Bilinç ve İfade
  13. Sosyal ve Yurttaşlık Yeterliliği
  14. Yabancı Dilde İletişim

 

 

 

Soru 4 : Üniversiteye giriş sistemini adil buluyor musunuz? Doğru bölümlere, doğru öğrencileri seçtiğini söyleyebilir miyiz?

 

Üniversiteye giriş sistemi merkezi uygulanan bir sınav sistemi olarak ülkemizin kendi eğitim sistemine göre oluşturduğu ve geliştirdiği, yüksek aday öğrenci sayılarını yönetebilen, herkesin eşit şekilde yarıştığı, bir sıralama ve yerleştirme sınavıdır. Dolayısıyla objektif ve adil bir sınav sistemidir. Ancak, bu sınava giren adaylar açısından bakıldığında eğitim sistemimiz henüz tüm adaylara eşit fırsatlar sunan bir düzeye ulaşmamıştır. Yükseköğretim programlarına bu programlara uygun öğrenci seçimi, sınav sisteminden daha çok, erken yaşlarda başlayan ve üniversite dönemine kadar devam edecek, öğrencilerin kendi beceri ve yeteneklerine uygun meslek seçimine yönelik rehberlik ve yönlendirme ile ilişkili olduğunu düşünmekteyiz.

 

Soru 5 : Bugünün dünyasında aranan en önemli özellik yaratıcılık. Bizim sınav sistemi adayların yaratıcılığını ve hayallerini köreltirken, ilgi ve yeteneklerini de hiç ciddiye almıyor. Köreltilmiş yetenekleri, yeniden canlandırmak sizler için zor oluyor mu? Bu seçimi siz yapıyor olsaydınız nasıl bir öğrenci profili isterdiniz?

 

Bu konu ile ilişkili olarak bizim düşüncemiz adayların üniversiteye girişlerinde sınavlarda almış oldukları puanlar ile birlikte adayların yaratıcılık ve diğer başarı ve yeteneklerini de göz önüne alan bir sistem çerçevesinde, gelişmiş ülkelerde de uygulandığı gibi öğrenci kabulünün üniversitelere bırakılmasıdır. Bu uygulama öğrencilere sadece merkezi sınavlara odaklanma dışında diğer alanlarda da kendilerini geliştirmeye teşvik edecek ve üniversite yaşamlarında bunları daha fazla geliştirmelerine olanak sağlayacaktır.

 

Soru 6 : Devlet üniversitesi mi, vakıf üniversitesi mi? Neden?

 

Ülkemizde üniversite geleneği devlet üniversiteleri üzerinden oluşmuştur ve günümüzde öğrenciler ağırlıklı olarak bu üniversitelerde öğrenim görmektedir. Vakıf üniversiteleri yükseköğretim sistemimizde 80’li yıllardan itibaren yer almaktadır. Her iki statüdeki üniversitelerin avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Örneğin devlet üniversitelerinde öğrenim ücreti olmaması, devlet olanakları ile güçlü bir şekilde desteklenen alt yapı olanakları vb. ancak, vakıf üniversiteleri yeni olmalarına rağmen yükseköğretim sistemimizde çeşitlilik yaratmış ve devlet üniversiteleri ile arasında rekabet ortamı oluşturmuş ve örnek vakıf üniversitelerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Vakıf üniversitelerinin hem finansal hem yönetsel, hem de akademik anlamda daha esnek ve dinamik olmaları da onlara avantaj sağlamaktadır.

 

Soru 7: Üniversite mi seçilmeli, yoksa meslek mi? Tercihlerde hangisine öncelik verilmeli? Sıralama puana göre mi, yoksa istek sırasına göre mi olmalı?

 

Öğrenciler kendilerini mutlu etmeyecek, ilgi ve yeteneklerine uygun olmayan bölümleri tercih etmekten kaçınmalılar. Adaylar tercih listesi hazırlarken önce kendi başarı sıralarına uygun bir tercih havuzu oluşturmalılar. Tercihleri sıraya dizmenin tek bir kuralı var. O da adayın isteği. Oluşturulan havuzdaki programları sıralarken puana, başarı sırasına bakmadan her adımda hangi tercihlerini daha çok istiyorlar diye düşünmeli ve tercih listelerini bu şekilde oluşturmalılar. En çok istenilen bölüm en üste yazılmalı. Sonra, kalanlardan en çok istenilen ikinci sıraya yazarak bu mantıkla tamamen istek sırasına göre bir tercih listesi oluşturulmalı. Kazanıldığında üzüntü yaratacak bir tercih kesinlikle listeye konulmamalı ve mümkün ise tercih yaparken uzmanlardan yardım almaktan çekinmemeliler.

Adaylar 13 Ağustos akşamına dek üniversitemizin Kavacık Yerleşkesi’ne gelebilir tercih uzmanlarımızdan bilgi alabilirler.

 

Soru 8 : Bir rektörün ve özellikle de hocaların ulaşılabilir olması gerekir. Kapınız öğrencilere her zaman açık mı? Pek çok üniversitede olduğu gibi kayıttan sonra öğrenciyle diyaloğunuz bitiyor mu?

 

Tam aksine kayıttan sonra öğrencilerimiz ile diyaloğumuz güçleniyor. Beykoz Üniversitesi öğrencilerinin hepsi bana her zaman ve her şekilde ulaşabileceklerini bilir, kapım her zaman onlara açıktır. Üniversitemiz öğrenci merkezli bir üniversitedir ve öğrencilerimizin her fikri, her iyileştirme önerisi bizim için çok değerlidir. Bu tür açık iletişim kanallarının dışında daha önce bahsettiğim gibi periyodik olarak ‘Rektör-Öğrenci Buluşmaları’nda bir araya geliyoruz. Senato ve yönetim kurullarımızda da öğrenci temsilcileri de yer alıyor ve karar süreçlerine katılıyor. Üniversitemizin temel paydaşı olan öğrencilerimiz ile birlikte üniversitemizi yönetmek, yönetim anlayışımızın kültürünü oluşturmaktadır.

 

Soru 9: Adayların ve ailelerinin kafası çok karışık, yapılan yönlendirmeler de çok abartılı. Doğru bilgi ve doğru yönlendirme konusunda vicdanınızın sesinizi dinliyor musunuz? Bu konuda neler yapıyorsunuz?

 

Elbette dinliyoruz, ben ve ekibim tercih danışmanlığı için bize gelen her öğrenciyi dinliyoruz, bence bu çok önemli. Öğrenci ne istiyor, neyi istemiyor sonrasında puan kartı geliyor. Üniversitemizde her şey şeffaf, ama haklısınız bazen biz de her üniversitede var olan bir durumun sanki sadece o üniversitede varmış gibi anlatıldığını görüyor ve şaşırıyoruz. Biz hep birlikte Beykoz Üniversitesinde öğrenci olmanın ayrıcalıklarını, üniversitemizin olanaklarını şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde aday öğrenciler ile paylaşıyoruz bu sebeple vicdanımız da oldukça rahat.

 

Soru 10 : Üniversitenizden mezun olan öğrencilerin sahip olacağı değerler, yetkinlikler, mücadele hırsı, vizyon ve en önemlisi de mutlu ve başarılı bir geleceğe yönelik motivasyon kaynaklarınız neler?..

Temel değerlerimizde belirttiğimiz gibi hizmetlerinde mükemmellik, çalışanları ve öğrencileri için mutluluk, özgürlük, hoşgörü ve başarı merkezi olmayı amaçlayan bir üniversiteyiz. Öğrencilerimizin bu değerler doğrultusunda kendilerini geliştirmelerini önemsiyor ve dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar saygın, mutlu ve başarılı bireyler olarak yaşamlarını sürdürmelerini arzu ediyoruz. Yukarıda belirtmiş olduğumuz eğitim öğretim yaklaşımlarımız ve bu çerçevede üniversitemize özgü geliştirdiğimiz Yetkinlik Geliştirme Programı, üniversitemizdeki çok sayıda öğrenci kulübü, kariyer merkezi faaliyetlerimiz ve üniversite kültürümüz ile öğrencilerimizin demokratik bireyler olarak başarılı bir geleceğe hazırlanmalarına olanak sağlıyoruz.


Emoji ile tepki ver!

Bu Haberi Paylaş :

Etiketler :

Benzer Haberler
    0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • Diğer Yorumlar (0)